Güney Kore Merkez Bankası (BOK), 2013 yılından sonra ilk kez fiziki altın satın almayı değerlendirmeye aldı. Bu adım, jeopolitik risklerin rezerv yönetiminde daha fazla önem kazanmasıyla gündeme geldi. Merkez bankasının planı, altın alımlarının yurt içi üretimden karşılanması ve rezervlerin saklandığı depoların çeşitlendirilmesi üzerine odaklanıyor.

BOK’un sözcüsü, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, çalışmaların henüz erken aşamada olduğunu belirterek, alımların ne zaman başlayacağı veya hangi büyüklükte olacağına dair herhangi bir karar alınmadığını vurguladı. Merkez bankası, rezervlerden sorumlu yetkilisi aracılığıyla, altın alımının yeniden gündeme gelmesinin en önemli nedenlerinden birinin artan jeopolitik riskler olduğunu ifade etti.

Bu yaklaşım, son yıllarda rezervlerini yalnızca dolar ve tahvillerde tutmak yerine altın varlıklarını artıran birçok merkez bankasının izlediği stratejiyle örtüşüyor. Plan kapsamında satın alınacak altınların yurt dışından ithal edilmesi yerine, Güney Kore’de üretilen altınlardan temin edilmesi öngörülüyor. Bu sayede normal şartlarda ihracata gönderilecek altının bir bölümü, merkez bankasının rezervlerine aktarılabilecek.

BOK’un yalnızca altın rezervlerini artırmayı değil, aynı zamanda rezervlerin muhafaza edildiği fiziki depolama noktalarını da çeşitlendirmeyi değerlendirdiği belirtiliyor. Bu adım, rezervlerin tek bir lokasyonda tutulmasından kaynaklanabilecek operasyonel ve jeopolitik riskleri azaltmayı hedefliyor. Ancak, planlanan alımların küresel ölçekte büyük bir etki yaratması beklenmiyor. Güney Kore’nin yıllık altın üretiminin yaklaşık 40-45 ton seviyesinde olduğu tahmin ediliyor ve bunun yalnızca 4-5 tonluk kısmı ihraç ediliyor. Dolayısıyla BOK’un olası altın alımları, son yıllarda yüzlerce tonluk alım yapan Çin, Polonya veya Hindistan gibi merkez bankalarının hamlelerine kıyasla oldukça sınırlı kalacak.