Gıda fiyatlarında yeni bir risk Asya’dan geliyor. 478 şirket, El Niño nedeniyle alarma geçti. Küresel şirketlerin gündeminde El Niño endişesi, 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu riskin özellikle Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yoğunlaşması, tarımsal üretimde olası kayıpların gıda fiyatlarını yeniden yukarı itmesinden korkuluyor.

Dünya ekonomisi, yeni bir gıda enflasyonu riski ile karşı karşıya. Güçlenen El Niño’nun tarımsal üretimden enerji tüketimine uzanan geniş bir alanı etkileme ihtimali, şirketleri tedarik zincirlerini ve yatırım planlarını gözden geçirmeye zorluyor. Piyasa istihbarat şirketi AlphaSense tarafından yapılan tarama, endişenin ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor. 1 Mayıs-4 Ağustos döneminde 478 şirket El Niño’dan toplam 1.443 belgede bahsetti; bilanço görüşmelerindeki atıflar 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Alarmın merkezi Hindistan ve Güneydoğu Asya olarak öne çıkıyor. 478 şirketin tamamı Asya merkezli değil, ancak açıklamalardaki ağırlık bu bölgeye kaymış durumda. El Niño, yaklaşık 900 Hint şirket belgesinde gündeme gelirken, bu sayı ABD merkezli şirketlerin yaklaşık 10 katına ulaştı. Hindistan, Filipinler, Malezya ve Brezilya merkezli şirketler de dikkat çekiyor.

Hindistan açısından temel risk muson yağmurları. Ülkenin geniş tarım ekonomisi yağış düzenine bağlı olduğu için kuraklık, aşırı sıcaklık veya yağmurun yanlış zamanda gelmesi, yalnızca mahsul miktarını değil, kırsal kesimde gelir ve tüketimi de etkileyebiliyor. UPL, ekim dönemindeki gecikmelerin bazı ürünlere yönelik talebi sonraki çeyreklere kaydırabileceğini değerlendiriyor. Büyük tüketim şirketlerinden AWL Agri Business ise tarımdaki bozulmanın kırsal gelirleri ve dolayısıyla tüketici harcamalarını baskılamasından endişeli.

El Niño’yu güçlendiren yalnızca olasılıklar değil. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin 13 Ağustos tarihli son değerlendirmesine göre, El Niño güçleniyor ve 2026 sonbaharı ile 2026-2027 kışında “çok güçlü” bir El Niño görülme ihtimali yüzde 90’ın üzerine çıkmış durumda. Ekim-aralık dönemi için yapılan daha ayrıntılı hesaplamada ise, El Niño’nun 1950’den bu yana gözlenen önceki olaylardan daha güçlü olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, güçlü bir El Niño’nun her ülkede aynı sonucu yaratmayacağını ve kesin bölgesel etkilerin önceden garanti edilemeyeceğini vurguluyor.

El Niño’nun ekonomik açıdan en hassas kanallarından biri tarım. Yağış düzeninin bozulması bazı Asya ülkelerinde ekim ve hasat dönemlerini etkileyebilirken, ürün miktarındaki düşüş, küresel ticarete açık tarım ürünlerinde fiyat baskısı yaratabilir. Şirketlerin hazırlıkları, bu riskin yalnızca teorik görülmediğini gösteriyor. Peru merkezli madencilik şirketi Buenaventura, sel ve aşırı hava koşullarına karşı pompalama kapasitesini artırmak amacıyla yatırım bütçesine 12 milyon dolar ekledi. Gıda, kimya ve bankacılık şirketleri ise tedarik zincirlerinin dayanıklılığını test ediyor.

Üretimde yaşanabilecek kayıplar, fiyatların her yerde aynı ölçüde artacağı anlamına gelmiyor. Bir bölgede kötüleşen hasat, başka bir üretici ülkenin ihracatını ve gelirini artırabilir. Bazı ABD’li tarım yatırımcıları, Asya’da mahsul kaybı yaşanması durumunda depodaki Amerikan ürünlerine talebin güçlenebileceğini değerlendiriyor. El Niño’nun ekonomik etkileri yıllarca sürebiliyor. Dartmouth College’ın 2023 tarihli çalışmasına göre, 1982-83 El Niño olayının dünya ekonomisine maliyeti yaklaşık 4,1 trilyon dolar, 1997-98 olayının maliyeti ise 5,7 trilyon dolar olarak hesaplandı.

Bu nedenle şirketler, El Niño’nun satış veya kâr üzerindeki etkisini kesin rakamlarla tahmin etmekten çok, farklı senaryolara karşı hazırlık yapıyor. Üretim tesislerinin korunması, alternatif tedarikçi bulunması, stok seviyelerinin değiştirilmesi ve lojistik hatlarının güçlendirilmesi, gündemdeki başlıca önlemler arasında yer alıyor. Türkiye açısından ise risk, doğrudan El Niño’nun ülkedeki hava durumundan çok küresel emtia fiyatları üzerinden önem taşıyor. Asya’daki büyük üretici ülkelerde mahsul kaybı yaşanması halinde uluslararası piyasalardaki fiyat artışları, ithal girdiler ve gıda sanayisinin maliyetleri üzerinden iç piyasaya dolaylı baskı oluşturabilir.

El Niño’nun gerçek ekonomik etkisinin boyutu önümüzdeki aylarda yağış ve sıcaklık dağılımıyla netleşecek. Ancak 478 şirketin konuyu kurumsal risk planlarına taşıması, gıda fiyatları açısından bu hava olayının artık yalnızca meteorologların değil, şirket bilançolarının da gündeminde olduğunu gösteriyor.