CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de işletmelerin karşılaştığı ekonomik sorunların konkordato ve iflas kararlarına yansıdığını söyledi. Gürer, son yıllardaki verilerin reel sektörde yaşanan sıkıntının boyutunu ortaya koyduğunu aktardı.

Konkordatoyu, borçlarını ödeyemeyen bir şirketin mahkeme denetiminde alacaklılarla anlaşarak borç yapılandırması talebinde bulunması olarak tanımlayan Gürer, son 8 yılda toplam 25 bin 753 konkordato başvurusunun sonuçlandığını belirtti. Şahıs başvuruları dışında doğrudan şirketleri ilgilendiren konkordato kararlarının 15 bin 297’ye ulaştığını vurguladı.

2026 yılının yedi ayında 3 bin 529 konkordato kararı alındığını kaydeden Gürer, bu sayının 2024 yılının tamamında alınan 3 bin 497 kararı geride bıraktığını ifade etti. 2026 yılında alınan kararların detaylarını paylaşan Gürer, 1167 geçici mühlet, 918 kesin mühlet, 1146 red, 171 iflas ve 127 tasdik kararı alındığını söyledi.

Gürer, 2026 yılındaki konkordato başvuru rakamlarının 2022 ve 2023 yıllarıyla karşılaştırıldığında ciddi bir artış gösterdiğini belirtti. “2026 yılının yedi ayında ulaşılan konkordato başvuru rakamı, 2022 yılında bin 587, 2023 yılında bin 516 olan konkordato kararlarının iki katından fazla” diye konuştu.

Konkordato başvurularındaki artışın yanı sıra iflas kararlarının da dikkat çekici boyuta ulaştığını belirten Gürer, “2024 yılının 7 ayında 55 olan iflas kararı, 2025’in aynı döneminde 126’ya, 2026 yılının 7 ayında ise 171’e ulaştı” dedi. Ayrıca, konkordato taleplerinin reddedilme oranındaki artışa da dikkat çekerek, “2026 yılında konkordato başvurularının reddedilme oranında artış var. Toplam kararların yüzde 32,4’ünün, yani bin 146 kararın, konkordato talebi reddedildi” ifadelerini kullandı.

Ömer Fethi Gürer, konkordato ilan eden her ana firmanın, kendisine mal ve hizmet sağlayan diğer KOBİ’lerin ve alt yüklenicilerin de süreçten etkilendiğini vurguladı. Bu durumun zincirleme ekonomik sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu.

Gürer, inşaat, tekstil, giyim, imalat ve sanayi sektörlerinin konkordato başvurularında öne çıktığını belirtti. İnşaat sektöründe 564, tekstil sektöründe 419, giyim sektöründe ise 92 firma konkordato sürecinde bulunuyor. Ayrıca, diğer sektörlerdeki başvuru sayılarını da paylaştı.

Konkordato başvurularının yalnızca büyükşehirlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürer, üretimin yoğun olduğu farklı illerde de ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. İstanbul’un bin 616 başvuruyla ilk sırada yer aldığını belirten Gürer, diğer illerdeki verileri de sıraladı.

Reel sektörün yaşadığı sorunların çözümü için yeni adımlar atılması gerektiğine dikkat çeken Gürer, işletmelerin borçlarını çevirebilmesinin ve üretimin sürdürülebilmesinin önemini vurguladı. “İşletmelerin borçlarını çevirebilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve istihdam kayıplarının önlenebilmesi için yeni düzenlemeler yapılmalı” dedi.

Gürer, ekonomik sorunların yalnızca şirket sahiplerini değil, çalışanları ve tedarikçileri de etkilediğini belirterek, “Her kapanan işyeri hem üretim azalması hem de işsizliğin artması demektir” ifadelerini kullandı. Ülke yönetenlerin çözüm üretme sorumluluğuna dikkat çeken Gürer, “Uygulanan ekonomik modelin beklenen çözümü yaratamadığı görülüyor” dedi.

Son olarak Gürer, konkordato ve iflas rakamlarının yalnızca ekonomik tabloda yer alan sayılar olmadığını, her bir rakamın arkasında çalışanlar, aileler, üreticiler ve tedarikçiler bulunduğunu ifade etti. Reel sektörün daha fazla yara almaması için acil ve kapsamlı ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.