Petrol fiyatlarında düşüş baskısının arttığı belirtiliyor. Bu durum, OPEC’in küresel tüketim tahminini aşağı yönlü revize etmesinden kaynaklanıyor. OPEC, çarşamba günü yayımladığı aylık raporda 2026 yılı için küresel petrol talebindeki artış beklentisini günlük 780 bin varilden 580 bin varile indirdi. Bu revizyon, petrol tüketiminin daha önce öngörülenden daha yavaş büyüyeceğine işaret ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ise talep görünümüne ilişkin daha olumsuz bir tahmin yaptı. UEA, savaşın yakıt arzını kısıtlaması ve enerji fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle küresel petrol tüketiminin 2026’da günlük 1,6 milyon varil azalmasını bekliyor. UEA’nın önceki öngörüsü günlük 1 milyon varillik düşüş yönündeydi. Yeni tahmin, yüksek enerji maliyetlerinin tüketim ve küresel ekonomik aktivite üzerindeki etkisinin artabileceğine işaret ediyor.
ABD’deki stok verileri de petrol piyasasında fiyatları aşağı çeken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) verilerine göre, 7 Ağustos’ta sona eren haftada ticari ham petrol stokları 17,4 milyon varil arttı. Toplam stokların 424,4 milyon varile yükselmesiyle bu, ocak 2023’ten bu yana en yüksek haftalık artış olarak kaydedildi. Beklentilerin üzerindeki stok artışı, ABD’de arzın talebe kıyasla daha güçlü olduğuna yönelik beklentileri destekleyerek petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.
Diğer yandan, petrol piyasasında fiyatları destekleyen temel unsur Ortadoğu’daki arz belirsizliği olmaya devam ediyor. İran ile ABD arasındaki görüşmelerde henüz somut bir ilerleme sağlanamadığı bildiriliyor. İranlı üst düzey bir kaynak, haziranda varılan geçici anlaşmanın yeniden uygulanmasına yönelik müzakerelerde ilerleme kaydedilmediğini açıkladı. İki ülke arasındaki belirsizliğin sürmesi, bölgeden petrol arzına ilişkin risklerin devam etmesine neden oluyor. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin de tam olarak normalleşmemesi, küresel piyasada arz endişelerinin canlı kalmasına yol açıyor.
Sonuç olarak, petrol fiyatları zayıflayan küresel talep beklentileri ve yükselen ABD stokları nedeniyle baskı altında kalırken, diğer yandan Ortadoğu’daki jeopolitik risklerden destek buluyor. OPEC ve UEA’nın talep tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonlar fiyatların üzerinde baskı oluştururken, İran-ABD görüşmelerindeki belirsizlik ve Hürmüz Boğazı’ndaki riskler düşüşü sınırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.







