Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ile vize serbestisi için kalan altı kriteri karşılamak üzere bakanlıklar arasında çalışma başlattı. Ancak, bu kriterlerin tamamlanması vize muafiyetini otomatik olarak getirmeyecek; AB Komisyonu’nun olumlu görüşünün ardından Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayı gerekecek.
Türkiye, vize muafiyeti uyguladığı ülkeler arasında yer almak için son altı kriteri karşılamak amacıyla bakanlıklar arasında çalışmalara başladı. Kriterlerin tamamlanması durumunda vize muafiyetinin devreye sokulup sokulmayacağı ise en çok merak edilen konulardan biri. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, vize muafiyetinin önündeki engellerin kaldırılması için yeni bir stratejik yaklaşım benimsendiğini ifade etti. Çalışmalar, dışişleri, içişleri ve adalet bakanlıkları tarafından yürütülecek.
AB, Türkiye’nin vize serbestisinden yararlanmayan tek aday ülke olduğunu belirtti. Türkiye, 72 kriterden 65’ini karşıladığını 4 Mayıs 2016 tarihli raporunda AB Komisyonu tarafından teyit etti. 8 Aralık 2018’deki raporda ise, Türkiye’nin AB ve ICAO standartlarıyla uyumlu pasaportların basımına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiği duyurulduktan sonra tamamlanmayan kriter sayısı altıya düştü. Ancak, 13 yıl geçmesine rağmen Türkiye, hala bu kriterlerin altısını yerine getirmiş değil.
Bu süreçte, terörle mücadele yasasında yapılması gereken değişiklik Türkiye açısından en zorlu kriter olarak öne çıkıyor. Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından güvenliği ön planda tutarak terörle mücadele kapasitesini zayıflatmadan adımlar atma yaklaşımı izliyor. Ancak, AB, terörle mücadele yasasının kapsamını çok geniş buluyor ve belirgin değişiklikler yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, Türkiye’nin kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerinin Avrupa standartlarıyla uyumlu olmadığını belirten AB, Türkiye’nin suç bağlantılı konularda tüm Birlik üyeleriyle işbirliği yapmasını talep ediyor.
AB, Türkiye’nin kalan altı kriteri yerine getirirken AB Komisyonu ile birlikte çalışmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Kriterlerin yerine getirilmesi durumunda AB Komisyonu’nun olumlu görüş bildirmesi gerekiyor. Bu noktada, onay sürecinin siyasi boyutu da önem kazanıyor. Onay sürecinde Türkiye, hem Avrupa Parlamentosu hem de AB Konseyi’nin onayını almak zorunda. Türkiye’nin teknik boyutun ağır bastığı kriterleri karşılamasının, onay sürecindeki zorlukları aşmasından daha kolay olacağı değerlendiriliyor. Eğer onay alınırsa, Türkiye vize muafiyetine sahip ülkelerin bulunduğu listeye alınacak ve Türk vatandaşları için vize muafiyeti uygulanacak.







