Fındıkta serbest piyasa fiyatları ile Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı alım fiyatları arasında 70 liralık bir makas oluştu. Doğu Karadeniz bölgesinde 50 randıman kabuklu fındık fiyatları 180-185 lira, Giresun’da 185-200 lira ve Batı Karadeniz’de 190-195 lira seviyelerinde işlem görmeye başladı. TMO, Levant kalite için 250 lira, Giresun kalite için ise 255 lira alım fiyatı belirlemişken, bu fiyatlar serbest piyasa fiyatlarının yaklaşık yüzde 28 altında kalıyor.
Fındık sektöründe üretici ve ihracatçılar, TMO’nun güçlü bir alım iradesi göstermesi durumunda serbest piyasa fiyatlarının 200 lira ve üzerine çıkabileceğini ifade ediyor. Üreticilerin önemli bir kısmının borçlu olması ve hasat öncesinde aldığı avanslar nedeniyle ürününü tüccara vermek zorunda kalması, fındık piyasasında fiyatların yükselmesinin önündeki en önemli engellerden biri olarak görülüyor. TMO’nun alım miktarı ve üreticinin kuruma göstereceği ilgi, piyasanın geleceğini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, düşük fiyatların birçok üreticiyi zararını telafi etmek amacıyla ürünlerini toplamaya zorladığını ifade etti. Karan, TMO’nun alım noktalarını artırarak piyasadaki arzın önemli bir kısmını çekmesi halinde serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı seviyelere yaklaşabileceğini belirtti. Ayrıca, TMO tarafından açıklanan fiyatın taban değil, tavan fiyat niteliğinde olduğunu vurguladı.
Fındık fiyatlarının üretici ile tüketici arasındaki zincirde adaletli bir şekilde dağılmadığını savunan Karan, işlenmiş fındığın raf fiyatları ile üreticinin eline geçen fiyatlar arasında büyük farklar olduğunu dile getirdi. Üreticinin eline geçen fiyatların 170 lira civarında olduğunu belirten Karan, işlenmiş ürünlerin raf fiyatlarının ise 1.250 liraya kadar çıktığını ifade etti. Bu durumun sürdürülebilir olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
TMO’nun 17 Ağustos’ta başlattığı randevu sistemine yoğun bir talep olduğunu kaydeden fındık üreticisi ve brokeri Osman Çakmak, piyasanın yönü açısından gözlerin 24 Ağustos’ta başlayacak TMO alımlarına çevrildiğini söyledi. Çakmak, TMO’nun bu sezon 250-300 bin ton fındık alabileceğini, alım süresinin ihtiyaç halinde uzatılabileceğini ve bu durumun piyasaya güven vereceğini belirtti. TMO’nun ilk haftalarda 100-150 bin ton alım gerçekleştirmesi halinde, serbest piyasada fiyatların yukarı yönlü hareket edebileceğini düşündüğünü ifade etti.
Çakmak, serbest piyasadaki düşük fiyatların yalnızca arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını belirtti. Yüksek faiz oranları nedeniyle sanayicilerin düşük maliyetli finansmana ulaşmakta zorlandığını, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışların da bu durumu etkilediğini ifade etti. Ayrıca, Avrupa pazarında karşılaşılan fiyat baskısının da Türk fındık fiyatlarını aşağı yönlü etkilediğini belirtti.
Fındık piyasasında fiyat oluşumunu etkileyen bir başka konunun TMO alımlarındaki verimlilik esası olduğunu söyleyen Çakmak, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı verimlilik tespitlerine göre üreticinin TMO’ya teslim edebileceği ürün miktarının sınırlandırıldığını kaydetti. Bu durumun serbest piyasada daha fazla ürün çıkmasına ve fiyatların baskı altında kalmasına yol açabileceği ifade edildi.
İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği eski Başkanı Ali Haydar Gören, serbest piyasada yoğun bir ürün arzı yerine bir algı fiyatı oluştuğunu belirtti. Gören, mevcut fiyat farkının kalıcı bir piyasa fiyatı olarak değerlendirilmesi için henüz erken olduğunu ifade etti. Üreticinin mevcut fiyatları düşük bulması halinde ürününü pazara indirmemesinin serbest piyasada fiyatların yeniden hareketlenmesine yol açabileceğini vurguladı.







