Venezuela, 60 yılı aşkın bir süre önce kurucuları arasında yer aldığı OPEC’ten ayrılma planlarını yakından inceliyor. Bloomberg’in yayımladığı habere göre, bu olası ayrılık, OPEC için yeni bir darbe anlamına gelecek ve Mayıs 2026’da Birleşik Arap Emirlikleri’nin ayrılmasının ardından yaşanan ikinci ayrılık olacak.

OPEC’ten ayrılma fikri, Venezuela ile ABD yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde gündeme gelmiş olsa da henüz kesin bir karar alınmadığı belirtiliyor. Beyaz Saray sözcüsü konuya dair hemen bir açıklama yapmazken, Venezuela’nın Bilgi Bakanlığı da yorum talebine yanıt vermedi.

Görüşmeler, Trump yönetiminin Venezuela’nın petrol sahaları için uzun vadeli kira anlaşmaları sağlamaya yönelik çabalarıyla paralel ilerliyor. OPEC üretim kısıtlamaları olmadan bu tür bir anlaşmanın gerçekleştirilmesi çok daha kolay oluyor. Bazı ABD yetkilileri, daha yakın bir enerji ortaklığının, OPEC’in etkisini zayıflatabilecek bir ‘petrol gücü’ oluşturma vizyonunu tartıştı.

Venezuela’nın Washington ile ilişkileri, Ocak 2026’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun görevden alınmasının ardından dramatik bir şekilde değişti. Bu gelişme, ABD’nin Venezuela’nın petrol satışları üzerinde önemli bir etki sağlamasına olanak tanıdı. Dünyanın kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela, şu anda günde yalnızca yaklaşık 1 milyon varil petrol üretiyor; bu, yıllarca süren yaptırımlar, yetersiz yatırımlar ve siyasi kargaşa nedeniyle potansiyel üretiminin çok küçük bir kısmı.

Venezuela’nın OPEC’ten ayrılması, hemen bir arz etkisi yaratmayabilir. Zira, ülke zaten son on yılda yaşadığı keskin üretim düşüşü nedeniyle OPEC’in resmi üretim kotalarının dışındadır. Bu nedenle, resmi bir ayrılık kısa vadede küresel pazarlardan anlamlı bir hacmin çıkmasına neden olmayacaktır.

Bununla birlikte, ayrılığın OPEC’in dayanıklılığı hakkında neler ifade edebileceği daha önemli bir boyut taşır. Herhangi bir ayrılık, tüccarlar arasında Suudi Arabistan liderliğindeki grubun dayanışması ve fiyatları koordine edilmiş üretim kararlarıyla yönetme kapasitesi hakkında şüpheler yaratma riski taşır. Venezuela ile ABD arasındaki derinleşen enerji ilişkisi, Venezuela’nın üretimini zamanla artırma hedefini destekleyeceğinden, zaten genişlemesi beklenen bir arz fazlası ile karşılaşan piyasa için potansiyel bir arz büyümesi kaynağı ekleyecektir.

Venezuela, 1960 yılında Bağdat’ta kurulan OPEC’in beş kurucu üyesinden biridir. Eğer Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından ayrılursa, kartel birkaç ay içinde ikinci bir üyesini kaybetmiş olacak. Bu durum, grubun jeopolitik değişimlere rağmen bir arada kalma kapasitesine dair yeni soruları gündeme getiriyor.