Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a yönelik hava saldırılarına başladı. Bu çatışma, Mart ile Ağustos 2026 arasında dünya genelindeki fosil yakıt ithalatı faturasına tahmini 330 milyar dolar ekledi.

Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi tarafından açıklanan bu rakam, ülkelerin Mart ile Ağustos ayları arasında petrol, yakıt ve sıvılaştırılmış doğal gaz için ödedikleri tutar ile savaş öncesi tahminler arasındaki farkı yansıtıyor. Toplam artışın 164,1 milyar doları ham petrol, 73,8 milyar doları dizel ve gazyağı, 38 milyar doları ise LNG’den kaynaklandı.

Avrupa Birliği, enerji ithalat maliyetlerindeki artışın en büyük bölümünü, 78 milyar dolarlık bir yükle üstlendi. Çin, 35 milyar dolarlık bir artışla ikinci sırada yer aldı, ardından Hindistan 22 milyar dolarla üçüncü oldu.

Brent petrol fiyatı, savaş öncesi yaklaşık 72 dolardan 88 dolara çıkarak yaklaşık %22’lik bir artış gösterdi. Çatışmaların başladığı dönemde fiyatlar 120 dolara kadar yükselmişti. ExxonMobil ve Chevron, daha yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle ikinci çeyrekte toplamda 26,6 milyar doların üzerinde kar açıkladı. Wall Street’teki S&P 500 endeksi, Mart sonlarında dip yaptıktan sonra yaklaşık %22, Nasdaq Kompozit ise %27 oranında yükseldi.

Yatırım stratejisti Michael Ashley Schulman, “Şu ana kadar, küresel ekonomi finansal açıdan bir ‘Görev İmkansız’ sahnesini başarıyla geçiştiriyor” ifadelerini kullandı.

Ancak savaşın maliyetleri, sıradan tüketiciler ve gelişmekte olan ülkeler üzerinde en büyük yükü bıraktı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, jet yakıtının 2025 yılına göre ortalama %70 daha pahalı olacağını öngörüyor. Bu durum, havayollarının seferleri azaltmasına ve bilet fiyatlarını artırmasına neden oldu. Güneydoğu Asya’daki güney körfez ihracatındaki aksaklıklar, gübre fiyatlarının Nisan 2026’da savaş öncesi seviyelerin %44 üzerine çıkmasına yol açtı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, on milyonlarca insanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Uluslararası Enerji Ajansı, Orta Doğu’daki rafinaj kapasitesinin beşte birinin çatışmalar nedeniyle devre dışı kaldığını tahmin ediyor. Bu durumun, savaşın kendisinden daha uzun süreceği düşünülüyor.

Çatışmanın beklenmedik bir sonucu olarak temiz enerji geçişinin hızlandığı gözlemlendi. Elektrikli araç satışları, Kolombiya’da yıllık %300, Yeni Zelanda’da ise %180 oranında artış gösterdi. 26 ülke, krize yanıt olarak yeni temiz enerji önlemleri açıkladı. Sphera’dan tedarik zinciri uzmanı Scott Lehmann, “Kriz, yatırımları herhangi bir politik çerçeveden daha hızlı zorluyor” dedi. Rüzgar ve güneş enerjisi, bu altı aylık süreçte ithalatçılara toplamda 36 milyar dolarlık tasarruf sağladı.

Ancak Hormuz Boğazı’nın uzun vadeli durumu belirsizliğini korurken, kış stoklama sezonunun yaklaşmasıyla birlikte analistler, küresel enerji faturasının daha da yükselebileceği konusunda uyarıyor.