İngiltere Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu dış üyesi Alan Taylor, yaklaşan enerji krizi karşısında faiz artırımı gereğine mesafeli yaklaştı. Taylor, yakıt maliyetlerindeki ilk sıçramanın daha geniş ekonomiye yayıldığına dair kanıt görmediğini söyledi ve faiz artışı için gerekçenin “ikna edici olmadığını” belirtti.
Londra’daki bir etkinlikte konuşan Taylor, Birleşik Krallık’ta fiyat baskılarının şirketlerin zam yapması ve çalışanların daha yüksek ücret talep etmesiyle kalıcı hale geldiği ikinci tur etkilerine dair sınırlı işaret gördüğünü aktardı. Taylor, “Bu nedenle doğru politika tepkisi tetikte ama disiplinli olmak” dedi. “Şoku inkar etmemeliyiz, yayılma riskini de küçümsememeliyiz. Ancak enerji fiyatlarındaki hareketler ağırlıkla göreli fiyat şokları olarak kalıyorsa para politikası da bu hareketlere mekanik biçimde tepki vermemeli.”
İngiltere Merkez Bankası’nın dokuz üyeli kurulunda güvercin çizgiye en yakın isimlerden biri olan Taylor, zayıf iş gücü piyasasını, gıda enflasyonundaki düşüşü ve enerji yoğun diğer sektörlerde belirlenen fiyatların fazla artmamasını faiz artışına ihtiyaç olmadığının işaretleri arasında saydı. Taylor, “Bu gelişmeler birlikte ele alındığında, ekonominin en azından şu ana kadar 2022’de görülen dinamiklerin tekrarlanmasına daha az açık olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
Taylor’ın açıklamaları, Orta Doğu’da ani bir gerilim düşüşü yaşanmadıkça faizlerin artırılması gerekebileceği yönündeki diğer kurul üyelerinin uyarılarıyla açık biçimde ayrıştı. Salı günü daha erken saatlerde dış üye Catherine Mann, merkez bankalarının enflasyonu yeniden %2’ye indirmekte son dönemde başarısız kalmaları nedeniyle zaten bir “güvenilirlik sorunu” yaşadığını söyledi ve fiyat baskılarının ekonomi içine yerleşmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulundu.
Başkan Andrew Bailey de geçen hafta yaptığı konuşmada, kasım ayındaki bir sonraki kararda faiz artışının önünü açtı. Bailey, para politikasında sıkılaşmanın “giderek daha olası” hale geldiğini söyledi. Bu değerlendirmeyi pazartesi günü Başkan Yardımcısı Dave Ramsden da destekledi ve yaklaşan oylamada politika faizinin artırılması için “bir gerekçe olabileceğini” ifade etti.
İngiltere Merkez Bankası bu ayın başında faizi üst üste altıncı kez %3,75’te sabit tuttu. Para Politikası Kurulu üyeleri, özel sektörde borçlanma maliyetlerindeki değişimlerin merkez bankasının ek adım atmasına gerek kalmadan finansal koşulları zaten sıkılaştırdığını savunarak temel faizi değiştirmemek yönünde altıya karşı üç oy kullandı.
Taylor da salı günü bu sıkılaşmaya işaret etti. Daha pahalı hale gelen konut kredileri ve şirket kredilerinin, enflasyonu dizginlemek için doğrudan faiz artışına gerek bırakmadan yeterli etki yarattığını söyledi. Taylor, “Benim değerlendirmem, mevcut duruşun talep ve enflasyon üzerinde baskı kurmak ve enflasyonu kalıcı biçimde hedefe döndürmek için gereken kısıtlayıcılığı sağlamak açısından fazlasıyla yeterli olduğu yönünde” dedi. Taylor, enerji fiyatları uzun süre yüksek kalmadıkça ve daha geniş enflasyon kalıcılığına aktarım olduğuna dair daha net sinyaller üretmedikçe ilave faiz artışını gerekli görmediğini de ekledi.







