LinkedIn, ana şirketi Microsoft’un son çeyrek performans güncellemesine göre sürekli bir büyüme kaydediyor.
Ancak, şirket Microsoft’un daha geniş raporunda LinkedIn’e özgü performans hakkında fazla bilgi paylaşmıyor. Microsoft LinkedIn’i satın almadan önce, toplam kullanıcı sayısı, kullanıcı etkileşimi ve aylık aktif kullanıcılar hakkında veri paylaşıyordu. Bu da LinkedIn’in büyüme hızını gerçek sayılar ve notlarla göstermekteydi. Ancak günümüzde durum böyle değil.
Microsoft’un son kazanç güncellemesi, LinkedIn’in gelirinin %12 oranında büyüdüğünü (sabit döviz cinsinden %10 artış) ve bunun esasen Pazarlama Çözümleri’ndeki büyümeden kaynaklandığını bildirdi. Bu, LinkedIn’in gelirinin artmakta olduğunu göstermekte, ancak daha fazla bilgi sağlamamaktadır.
LinkedIn CEO’su Daniel Shapero, Microsoft’un daha büyük raporunun yayımlanmasının ardından LinkedIn’e özgü performans notlarını paylaştı. Buna göre:
- LinkedIn, ikinci çeyrekte çift haneli üye büyümesi gördü.
- İçerik tüketimi bir önceki yıla göre %10 arttı.
- LinkedIn üzerindeki yorumlarda geçirilen süre bir önceki yıla göre %18 artış gösterdi.
Shapero ayrıca, daha fazla B2B markasının LinkedIn’deki tanıtımlarını artırmak için içerik üreticileriyle iş birliği yaptığını belirtti. LinkedIn, bu iş birliğini Creator Marketplace ve BrandLink girişimleri aracılığıyla teşvik etmeyi amaçlıyor.
Profesyonellerin endüstriye ilişkin tartışmalara katılmak için uygulamayı kullanmasıyla LinkedIn, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Ancak platform, botlar tarafından üretilen yorumlar ve yapay zeka ile oluşturulan yanıtların artışını da önlemeye çalışıyor.
Geçtiğimiz hafta, platform, üyelerin “yapay zeka ürünü gibi görünen” herhangi bir yorumu rapor etmelerini sağlayacak yeni bir seçeneği test etmeye başladı. Bu, LinkedIn’in yapay zeka ve bot tespit önlemlerini geliştirmesine yardımcı olacak yeni sinyaller de sağlamaktadır.
Yapay zeka yorumlarının artışının kabul edilmesi, genel yorumlardaki artışla da ilgili olabilir. Bu nedenle, LinkedIn’in gerçek insan etkileşiminde bir artış mı yoksa botlar ve yapay zeka tarafından gönderilen içeriklerde bir artış mı gördüğünü söylemek zor. Bu yeni önlemler devreye girdikçe farkların daha belirgin hale gelmesi beklenebilir. Bu önlemler, LinkedIn’in kullanıcı güvenini korumasına yardımcı olabilirken, yapay etkileşimleri bastırarak gerçek kullanıcı etkileşimlerini ön plana çıkaracaktır.
Ayrıca, LinkedIn’in her unsura yapay zeka eklemeye hevesli olduğu bir dönemde bu, ilginç bir taktik değişimi olarak değerlendirilebilir. LinkedIn’in, kullanıcıları yapay zeka kullanımını azaltmaya teşvik etme ve gerçek insan etkileşimini artırma çabalarına nasıl yanıt vereceği merak konusu.







