Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki anlaşma umutlarının zayıflaması ve Hürmüz ile Bab el-Mandeb’de artan gemi saldırılarıyla birlikte yeniden yükseliyor. Brent petrolün varil fiyatı, sabah erken işlemlerde yüzde 0,8 artış göstererek 89,6 doların üzerine çıktı. Batı Teksas türü ham petrol de yaklaşık yüzde 0,9 yükselerek 84 dolar sınırına yaklaşıyor.
Petrol fiyatlarındaki bu artış, Orta Doğu’daki diplomatik çözüm beklentilerinin zayıflaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki trafik akışının sert biçimde düşmesi gibi faktörlerden kaynaklanıyor. Hürmüz Boğazı’nda son günlerde gemi geçişleri, savaş öncesi döneme göre oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Pazartesi günü boğazdan sadece 6 gemi geçiş yaptı. Oysa savaş öncesinde bu rakam günde 125 ila 140 gemi arasında değişiyordu.
Hürmüz Boğazı, dünya enerji piyasası için kritik bir geçiş noktası. Boğazdaki kalıcı aksama, Orta Doğu’daki petrol üretiminin dünya pazarına ulaşımını zorlaştırarak sürekli bir fiyat riski oluşturuyor. Ayrıca, ABD ve İran destekli Husilerin, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb çevresindeki gemilere yönelik saldırılar gerçekleştirmesi, güvenlik endişelerini artırıyor.
ABD’den gelen ham petrol stok verileri ise piyasada dikkatle izleniyor. 7 Ağustos’ta sona eren haftada ABD ham petrol stokları yaklaşık 9,1 milyon varil artış gösterdi. Bu durum, Orta Doğu kaynaklı arz endişelerinin petrol fiyatlarına verdiği desteği zayıflatabilir. ABD’nin resmi haftalık petrol stokları, Türkiye saatiyle 17.30’da açıklanacak.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların Ağustos boyunca ciddi biçimde sınırlı kalmasını bekliyor. Kurum, temmuz ayında Orta Doğu’da yaklaşık 5,5 milyon varil günlük petrol üretiminin devre dışı kaldığını hesaplıyor. Bu durum, 2026 yılı ortalama fiyat tahminlerinin yükselmesine neden oldu. Brent petrol için 2026 yılı ortalama fiyat tahmini 86,81 dolara çıkarıldı.
Petrol piyasasında çarşamba günü iki önemli veri açıklanacak. Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ABD enflasyonu ve 17.30’daki resmi petrol stokları, arz-talep dengesine ışık tutacak. Ancak, fiyatların kısa vadeli yönünde en büyük risk Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı kalmaya devam ediyor.







