Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), halka arz başvurularının sonuçlandırılmasında öncelik verilecek kriterleri belirledi. 27 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/53 sayılı bülteninde yayımlanan Kurul İlke Kararına göre, halka açık olmayan şirketlerin halka açılma talepleri, belirli koşulların sağlanması durumunda öncelikli olarak karara bağlanabilecek.

SPK’nın belirlediği üç kriter şunlardır: İlk olarak, şirket merkezinin ve hasılatının yüzde 50’sinden fazlasının elde edildiği şehirde son 5 yıl içinde değişiklik olmaması şartıyla, o ilden borsada işlem görecek ilk şirket olma durumu. İkinci olarak, şirketin yönetim hakimiyetinin Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. veya diğer kamu kurumlarında doğrudan ya da dolaylı olarak bulunması gerekecek. Üçüncü olarak ise, halka arz edilecek payların piyasa değerinin 15 milyar TL’nin üzerinde olması ve yurt dışı yatırımcılara en az yüzde 50 oranında tahsisat öngörülmesi şartları aranacak.

Bu kriterlerin en az birini karşılayan şirketler, halka arz onay süreçlerinde mevcut bekleme listesinden bağımsız olarak öne alınabilecek. Ayrıca, halka arzın uluslararası mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yabancı dilde hazırlanmış taslak belge setinin de SPK’ya sunulması gerekecek.

Öte yandan, Halkbank, 27 Ağustos 2026 tarihinde SPK’ye ikincil halka arz başvurusu yaptı. Bankanın mevcut 7 milyar 184 milyon 778 bin 41,963 lira olan çıkarılmış sermayesinin, 1 milyar 796 milyon 194 bin 510,491 lira artırılarak 8 milyar 980 milyon 972 bin 552,454 liraya çıkarılması planlanıyor. Halkbank, artırılacak sermayeyi temsil eden payların mevcut ortakların rüçhan hakları kullandırılmadan borsada halka arz yöntemiyle satışa sunulmasını öngörüyor.

Sermaye artırımı sonucunda elde edilecek fonun kullanımına ilişkin rapor da Kamuyu Aydınlatma Platformunda yayımlandı. Bu gelişmeler, Türkiye’deki halka arz süreçlerinde önemli bir değişim ve düzenleme sürecini işaret ediyor.