Tarım ürünlerinde son 14 yılın en güçlü artışı yaşanıyor. Savaşlar, aşırı sıcaklar ve güçlenen El Niño, küresel tarım piyasalarında arz endişelerini artırarak fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Bloomberg’in 10 önemli tarım ürününü izleyen endeksinin ağustosta yüzde 13’ten fazla yükselerek Temmuz 2012’den bu yana en güçlü aylık artışını kaydetmesi bekleniyor.

Buğday fiyatlarındaki sert hareketler dikkat çekiyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, Karadeniz’deki gemi, liman ve tahıl ihracat tesislerini hedef alan saldırılarla yoğunlaşarak tahıl sevkiyatlarını yavaşlatıyor. İki ülkenin 2026/27 sezonunda toplam 59,5 milyon ton buğday ihraç etmesi bekleniyor. Bu miktar, dünya genelindeki 212,7 milyon tonluk tahmini buğday ticaretinin yaklaşık yüzde 28’ine denk geliyor.

ABD Tarım Bakanlığı, ağustos ayındaki tahmininde Rusya’nın buğday ihracatı beklentisini 1,5 milyon ton azaltarak 46 milyon tona, Ukrayna’nın ihracat beklentisini ise 1 milyon ton düşürerek 13,5 milyon tona indirdi. Ancak küresel buğday stoklarının artırılması, mevcut sorunun yalnızca üretim yetersizliğinden kaynaklanmadığını gösteriyor. Savaş nedeniyle üretilen tahılın küresel piyasalara ulaştırılamaması, fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor.

Rusya ve Ukrayna’nın küresel tahıl ticaretinde kritik konumda olduğu vurgulanıyor. İki ülkenin ihracatındaki aksama, alternatif üreticilerden yapılacak sevkiyatların önemini artırıyor. Ancak alternatif kaynakların sınırlı olması, piyasadaki endişeleri büyütüyor. Arjantin’deki mahsul kalitesine ilişkin belirsizlikler, Kanada’daki arz kısıtlamaları ve Avustralya’nın ihracat kapasitesindeki zayıflık, Karadeniz’deki açığın hızlı bir şekilde kapatılmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, ABD buğdayının alternatif olarak daha yüksek maliyetli olması, küresel fiyat baskısını artırıyor.

Uzmanlar, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatlarının uzun süre aksaması halinde mevcut sorunun kısa vadeli bir lojistik problem olmaktan çıkıp, birden fazla sezona yayılan bir arz krizine dönüşebileceğini belirtiyor. Tarım piyasalarındaki baskının yalnızca savaşlardan kaynaklanmadığı ifade ediliyor. ABD ve Avrupa’da yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar, mısır üretimini olumsuz etkilerken, şeker ve kakao fiyatları da ağustosta yaklaşık yüzde 20 yükseldi. Bu durumun arkasındaki önemli risklerden biri El Niño olarak öne çıkıyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü, güçlü bir El Niño’nun gelişmekte olduğunu ve etkinin ağustos-ekim döneminde güçlenmesinin beklendiğini bildiriyor. Kasım ayında zirve yapması beklenen hava olayı, bazı önemli tarım bölgelerinde kuraklık riskini artırabilir. Şeker piyasasında da benzer bir durum söz konusu. New York’ta şeker vadeli kontratları ağustosta yaklaşık yüzde 20 yükselerek 2015’ten bu yana en güçlü aylık artışını kaydetti. Hindistan’da stokların azalması ve bayram dönemi öncesinde talebin artması fiyatları desteklerken, hükümet üretimdeki düşüş nedeniyle 1 milyon ton ham şekerin gümrüksüz ithalatına izin verdi.

Tarım ürünlerindeki yükselişin market raflarına aynı hızla yansımadığı belirtiliyor. Ancak tahıl, şeker ve kakao fiyatlarındaki artışın enerji, gübre ve taşımacılık maliyetlerindeki yükselişle birleşmesi, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde daha fazla baskı oluşturabilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) küresel gıda fiyat endeksi temmuz ayında yüzde 0,6 artarak 131,1 puana yükseldi. Endeks, yıllık bazda yüzde 1 artarken, Mart 2022’deki tarihi zirvesinin hala yüzde 18,2 altında bulunuyor.