Karayollarında seyreden milyonlarca araç sahibinin dikkatle takip ettiği zorunlu mali sorumluluk sigortasında beklenen güncelleme yürürlüğe girdi. Ulaşım sektörünün ve bireysel sürücülerin bütçesini doğrudan etkileyen yeni maliyetler, güncellenen tarifelerle netlik kazandı. Yılın ikinci yarısının ortasına denk gelen bu dönemde poliçe bedellerinde ortalama %4,00 seviyesinde bir artış gerçekleşti. Yapılan bu düzenlemeyle birlikte büyükşehirlerdeki riskli ve risksiz gruptaki araçların ödeyeceği prim rakamları yenilendi.
Sektör temsilcileri ve sigorta uzmanları, fiyatlardaki artışın sebepleri arasında artan yedek parça maliyetleri, işçilik giderleri ve tazminat hesaplamalarındaki güncellemeleri sıralıyor. Kent içi trafiğin yoğunluğu ve kaza istatistiklerine göre belirlenen yeni tarifeler, özellikle büyük metropollerde yaşayan sürücülerin maliyetlerini belirgin bir şekilde artırdı. Türkiye genelindeki tüm araç gruplarını kapsayan bu artış dalgası, hususi araçlardan ticari taksilere ve yolcu otobüslerine kadar geniş bir yelpazede maliyet artışlarını beraberinde getirdi.
Metropollerde Risk Derecesine Göre Prim Maliyetleri Değişti
Trafik sigortasında uygulanan basamak sistemi, kazaya karışma oranına göre sürücüleri ödüllendirirken riskli gruptakilere ciddi mali yükler getirmeye devam ediyor. Türkiye’nin en kalabalık kenti olan İstanbul’da, geçmişinde çok sayıda hasar kaydı bulunan bir benzinli ya da dizel otomobil sahibinin ödemesi gereken yıllık prim miktarı 57.213 TL seviyesine fırladı. Buna karşın, yıllardır kazaya karışmayarak en üst seviye olan 8 basamağa kadar yükselen sürücülerin ödeyeceği poliçe tutarı ise 9.535 TL olarak belirlendi. Bu durum, aynı şehirde iki farklı sürücü arasındaki ödeme farkının yaklaşık %500,00 sınırına dayandığını açıkça ortaya koyuyor.
Başkent Ankara ve Ege’nin incisi İzmir’de de benzer bir fiyat artışı gözlemleniyor. Ankara’da trafiğe çıkan 0 basamaktaki riskli bir otomobil için yeni poliçe bedeli 55.594 TL olarak kayıtlara geçerken, sorunsuz bir sürüş geçmişine sahip 8 basamaktaki araç sahipleri 9.266 TL ödeyecek. İzmir’de ise en yüksek risk grubundaki hususi araçlar için istenen prim 53.974 TL, hasarsızlık indiriminden faydalanan sürücüler için ise istenen tutar 8.996 TL olarak kaydedildi. Şehirler arasındaki bu fiyat farklılıkları, kaza risk yoğunluğuna ve nüfus hareketliliğine bağlanıyor.
Ticari Taşımacılık Yapan Esnafın Poliçe Yükü Katlandı
Günün büyük bir bölümünü trafikte geçiren ve kazaya karışma ihtimalleri hususi araçlara kıyasla çok daha yüksek olan ticari araç segmentinde rakamlar rekor seviyelere ulaştı. İstanbul’da hizmet veren ve 0 basamakta yer alan bir ticari taksinin yıllık zorunlu sigorta maliyeti 166.214 TL’ye çıktı. Uzun yıllar kazasız seyrederek 8 basamağa ulaşmayı başaran taksicilerin ödeyeceği en düşük prim miktarı ise 27.702 TL olarak güncellendi.
Diğer büyük kentlerde de durum pek farklılık göstermiyor. Ankara’da faaliyet gösteren ticari taksiler için en yüksek basamak primi 161.510 TL, en alt gruptaki poliçe tutarı ise 26.918 TL oldu. İzmir’deki taksici esnafı ise risk durumuna göre en yüksek 156.806 TL, en düşük ise 26.134 TL ödeme yapmakla yükümlü kılındı. Yolcu taşımacılığının bel kemiği sayılan şehir içi ve şehirler arası otobüslerde rakamlar oldukça yüksek. İstanbul’da 31 ve üzeri koltuk kapasitesine sahip bir yolcu otobüsünün 0 basamaktaki poliçe bedeli 408.348 TL’ye kadar tırmanırken, aynı kategorideki en yüksek indirimli poliçe fiyatı ise 68.058 TL seviyesinde kaldı.
Poliçesiz Yola Çıkanları Ağır Yaptırımlar Ve Ek Maliyetler Bekliyor
Mevzuat gereği karayoluna çıkan her motorlu taşıtın yaptırmakla yükümlü olduğu bu poliçeyi aksatmanın cezai bilançosu oldukça ağır. Denetimlerde sigortası bulunmadığı tespit edilen araç sahiplerine 2026 yılı ceza rehberi uyarınca 1.246 TL tutarında idari para cezası kesiliyor. Bu süreçte, sigortası olmayan araç resmi çekiciler vasıtasıyla en yakın otoparka çekilerek poliçe tanzim edilene dek trafikten menediliyor. Bu durum araç sahibine park, çekici ve zaman kaybı gibi ek külfetler yüklüyor.
Trafik sigortasını zamanında yenilemeyip süresini geçen sürücüleri bekleyen bir diğer tehlike ise gecikme zamları. Yenileme tarihi geçirilen her 30 günlük zaman dilimi için ana poliçe priminin üzerine %5,00 oranında gecikme ücreti ekleniyor. İhmalkârlığın devam etmesi halinde uygulanan bu ek zam oranı toplamda %50,00 seviyesine kadar ulaşabiliyor. Dolayısıyla uzmanlar, ceza ve gecikme faizleriyle karşılaşmamak adına poliçe bitiş tarihlerinin dikkatlice takip edilmesini tavsiye ediyor.







