Türkiye Sigorta, Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Uzun Yaşam Ekonomisi: Yaşlanan Nüfusun Sigorta ve Emeklilik Sektörüne Etkileri” başlıklı raporu yayımladı. Rapor, dünya genelinde 65 yaş üstü nüfusun 2050 yılında 1,6 milyara ulaşmasının beklendiğini ortaya koyuyor.

Rapor, uzayan yaşam süresinin sağlık sisteminden sosyal güvenliğe, bireysel tasarruftan sigorta ve emeklilik ürünlerine kadar yarattığı dönüşümü ele alıyor. Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, uzun yaşamın ekonomik ve sosyal sistemler açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı. Özer, sağlıklı yaşam süresinin uzamasının sağlık sistemleri üzerindeki yükü azaltabileceğini ve bireylerin ekonomik katkısını artırabileceğini belirtti.

Raporda, dünya genelinde her 10 kişiden birinin 65 yaş ve üzeri olduğu, bu oranın 2050 yılında her 6 kişiden birine yükseleceği kaydedildi. Küresel ölçekte 65 yaş üstü nüfusun 862 milyondan 1,6 milyara çıkarak neredeyse iki katına ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin ise 2050 yılında nüfusunun üçte birinin 65 yaş ve üzerindeki bireylerden oluşacağı öngörülüyor; ancak Türkiye, Japonya ve İtalya gibi “ileri yaşlı” toplumlar arasında yer almayacak.

Yaşam sürelerinin uzaması, sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri üzerinde baskı oluşturuyor. Avrupa’da bir emekliyi finanse etmek için 3,4 çalışma çağında insan bulunurken, bu oranın 2050 yılında 2’ye gerilemesi bekleniyor. Uzayan yaşam süreleri, bireylerin emeklilik dönemleri için daha fazla ve uzun vadeli tasarruf yapmalarını gerektiriyor. Bu bağlamda, bireysel emeklilik sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi tasarruf mekanizmalarının önemi artıyor.

Raporda ayrıca, sağlık sigortacılığının uzun yaşam ekonomisinin önemli bir büyüme alanı olduğu ifade ediliyor. Küresel sağlık sigortası prim üretiminin 2025 yılında yüzde 12,3 büyüyerek 1,68 trilyon euroya ulaşması beklenirken, Türkiye’de özel sağlık sigortalarının gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 0,3 seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de sağlık sigortası primlerinin 2026-2036 döneminde yıllık ortalama yüzde 15,3 büyümesi öngörülüyor.

Uzun yaşam ekonomisinin bir diğer önemli başlığı ise “önleyici sağlık”. 2050 yılında ortalama bir insanın 78 yıl yaşaması, ancak bu sürenin 11,4 yılını kötü sağlık koşullarında geçirmesi bekleniyor. Sağlık harcamalarının aynı dönemde 20,5 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Yapay zekanın, sağlık hizmetlerinde verimliliği artırarak maliyetlerin yönetilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Rapor, yapay zekanın ilaç geliştirme ve erken teşhis gibi alanlarda kullanılmasının sağlık hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaratabileceğini belirtiyor.