Türkiye’nin Afrika’ya ihracatı, lojistik, diplomasi ve müteahhitlik alanlarındaki güçlü performansıyla bu yıl 13,3 milyar dolara ulaştı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Osman Aksoy, Türkiye’nin bu alandaki gücünün Afrika’daki ticari ilişkilere yansıdığını belirtti.

2026 yılının temmuz ayında Türkiye’nin Afrika ülkelerine yaptığı ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,3 artarak 2,3 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ocak-temmuz döneminde ise bu rakam yüzde 12,6 artışla 13,3 milyar dolara yükseldi. Nijerya, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Mısır gibi kıtanın önde gelen ekonomilerine yönelik ihracat artışları dikkat çekti.

Temmuz ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Mısır oldu. Bu dönemde Mısır’a yapılan ihracat, yüzde 49,3 artışla 426,2 milyon dolara, ocak-temmuz döneminde ise yüzde 26,1 artışla 2,3 milyar dolara ulaştı. Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yapılan ihracat ise yüzde 8,3 artarak 66,9 milyon dolara, Nijerya’ya yapılan ihracat ise yüzde 7,5 artışla 60,2 milyon dolara yükseldi.

Libya, Tunus ve Nijer gibi diğer Afrika pazarlarında da ihracat artışları gözlemlendi. Libya’ya yapılan ihracat, temmuzda yüzde 22,4 artarak 289 milyon dolara, yılın 7 ayında ise yüzde 2,3 artışla 1,59 milyar dolara ulaştı. Ancak, Fas ve Cezayir gibi önemli ihracat pazarlarında temmuzda daralma yaşandı. Fas’a yapılan ihracat, yüzde 24,8 azalarak 277,5 milyon dolara gerilerken, Cezayir’e ihracat da yüzde 5,8 düşerek 142,5 milyon dolara düştü.

Osman Aksoy, Türkiye’nin Afrika pazarındaki ivmenin, uzun yıllardır sabır ve kararlılıkla yürütülen ticari diplomasinin somut bir yansıması olduğunu ifade etti. Aksoy, Türkiye’nin Afrika ülkelerine ihracatının artışını destekleyen üç temel gücün bulunduğunu belirterek, bunların lojistik gücü, müteahhitlik başarıları ve sürekli açık tutulan diplomatik kanallar olduğunu vurguladı.

Ayrıca Aksoy, Türkiye’nin başarılı performansında makine ve ekipman, elektrik-elektronik, otomotiv, kimya, demir-çelik, tekstil, gıda ve yapı malzemeleri gibi rekabetçi sektörlerin öne çıktığını kaydetti. Aksoy, Mısır, Güney Afrika ve Nijerya gibi büyük pazarların stratejik önem taşıdığını belirterek, bu ülkelerde yerel üretim, ortak yatırımlar ve güçlü distribütörlük ağları geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Libya, Tunus ve Nijer gibi diğer pazarlar için de her ülkenin dinamiklerine uygun, sektör ve proje odaklı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirten Aksoy, özellikle enerji, altyapı ve tarım alanlarının potansiyel taşıdığını vurguladı. Aksoy, Fas ve Cezayir’deki daralmaların panik nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, dönemsel bir yavaşlama olarak ele alınması gerektiğini söyledi.