Yüksek faiz ve finansman maliyetleri, sanayicileri zor bir duruma sokuyor. Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, üretimin sürdürülebilmesi için finansmana erişimin kritik olduğunu belirtti. Önder, ZÜCDER’in hazırladığı 5 maddelik reçetede uygun maliyetli işletme kredisi, yatırım desteği, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, e-ticaret ve e-ihracatın güçlendirilmesi ile sanayi arsalarında rantın önlenmesi gibi önemli unsurların yer aldığını aktardı.

Burak Önder, yüksek finansman maliyetleri ve iç ile dış pazarlardaki daralmanın sanayicilerin dayanıklılığını azalttığını ifade etti. Enflasyonla mücadele programını desteklediklerini belirten Önder, “Enflasyonla mücadele uğruna sanayideki kaslarımızı kaybetmememiz gerekiyor” dedi. Züccaciye sektöründe, yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydeden Önder, mevcut müşterisini korumak isteyen ihracatçıların artan maliyetler nedeniyle zaman zaman kârından vazgeçmek zorunda kaldığını söyledi.

Finansmana erişimin, sektörün en önemli sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Önder, özellikle KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyacının arttığını dile getirdi. Tüketici kredilerinin sınırlandırılmasının anlaşılabilir olduğunu ancak üretim kredilerinin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Önder, ham madde, işçilik ve diğer üretim giderleri için fatura karşılığı uygun maliyetli kredi sağlanmasını istedi.

Türkiye’nin yüksek faiz ortamında küresel rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını ifade eden Önder, “Yüzde 3-4 faiz oranıyla finansmana ulaşan rakiplerle yüzde 50 faiz ortamında rekabet etmek çok zor” dedi. Lojistik ve liman maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğine dikkat çeken Önder, Türkiye’nin coğrafi konumunu küresel ticarette avantaja çevirebilmesi için bu alandaki rekabetçiliğini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Önder, Türkiye’nin yerli e-ticaret altyapısını güçlendirmesi ve Türk platformlarının farklı pazarlara açılmasının desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Sanayi arsalarındaki yüksek maliyetlerin üretim yatırımlarını sınırladığını belirten Önder, yılın geri kalanında küresel ve bölgesel gelişmeler nedeniyle öngörü yapmanın zorlaştığını kaydetti. “Ev ve mutfak eşyaları sektörü, temmuzda 244 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, yılın ilk yedi ayında 1,63 milyar dolara ulaştı. İhracat geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 7,4, miktar bazında yüzde 8,4 daraldı.” dedi.

Önder, Türkiye’nin ihracatını geliştirmesi ve Çin tehdidine karşı iç pazarı korumak için yerli ve milli politikaların uygulanması gerektiğini söyledi. Özellikle konteyner taşımacılığı, liman işletmeciliği ve e-ticarette büyük veri konularında yerli politikaların esas alınması gerektiğini vurguladı. “Türk Hava Yolları’nın başarı hikayesini denizlerdeki konteyner taşımacılığında başarabiliriz. Yerli bir filomuzun olması özellikle kriz dönemleri için önemli.” diye ekledi.

Burak Önder, sanayinin yalnızca ekonomik değil, stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti. “Sanayicinin ve üreticinin sürdürülebilir şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi çok önemli. Avrupa Birliği bu konuda toplantılar yapıyor ve yeni yasalar çıkarıyor, ABD ise yurt dışındaki sermayesini ülkesine çekmeye çalışıyor.” ifadelerini kullanan Önder, finansman modellerinin geliştirilmesi ve sanayicinin uzun vadeli, uygun maliyetli finansmana erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Önder, yaşanan zorlu süreçten çıkış için 5 maddelik öneride bulundu. Bu öneriler arasında üreticiye fatura karşılığı uygun maliyetli işletme kredisi sağlanması, otomasyon ve dijital dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, yerli e-ticaret altyapısının güçlendirilmesi ve sanayi arsalarında rantın önüne geçilmesi yer aldı.